Antalya Boşanma Avukatı

Av. Cennet Kesici Çetinbaş Hukuk Bürosu bünyesinde anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davaları, velayet, nafaka, maddi-manevi tazminat ve mal rejimi tasfiyesi süreçlerinde hakkaniyeti ve geleceğinizi koruyan uzman hukuki danışmanlık.

Boşanma ve Aile Hukuku Süreçlerinde Profesyonel Hukuki Temsil

Aile, toplumsal yapının temel çekirdeği ve hukukun en üst düzeyde koruma altına aldığı kutsal bir müessesedir. Ancak evlilik birliğinin taraflar açısından katlanılamaz hale gelmesi, ortak hayatın sürdürülmesinin beklenemez duruma ulaşması halinde yasal bir çözüm yolu olarak boşanma mekanizması devreye girer. Boşanma davaları, sadece iki insanın evlilik akdinin sonlandırılması değil; çocukların velayeti, nafaka yükümlülükleri, maddi ve manevi tazminat talepleri ile yıllar süren birikimlerin paylaşılacağı mal rejimi tasfiyesi gibi çok boyutlu, psikolojik ve maddi sonuçlar doğuran karmaşık süreçlerdir. Nitelikli bir **Antalya boşanma avukatı** ile çalışmak, bu zorlu dönemin usul kurallarına uygun, tarafların hak kaybına uğramayacağı ve çocukların üstün yararının korunacağı şekilde yönetilmesi adına kritik bir öneme sahiptir. **Cennet Kesici Çetinbaş Hukuk Bürosu** olarak, Antalya ve çevre illerindeki aile hukuku ihtilaflarında müvekkillerimizin gizlilik ilkelerine mutlak bir sadakatle, stratejik ve sonuç odaklı bir yaklaşımla yanlarında yer alıyoruz. Doğru bir **Antalya avukat** rehberliği, hayatınızda yeni bir sayfa açarken haklarınızı sonuna kadar korumanın en güvenli yoludur.

Aile Hukuku Faaliyet Alanlarımız

🤝

Anlaşmalı Boşanma Davaları

Cennet Kesici Çetinbaş Hukuk Bürosu olarak, en az 1 yıl sürmüş evliliklerde tarafların ortak iradesiyle hazırlanan protokolleri yasal zemine oturtarak, tek celsede sorunsuz boşanma süreçleri organize ediyoruz.

Çekişmeli Boşanma Davaları

Sadakatsizlik (aldatma), hayata kast, pek kötü muamele, suç işleme, haysiyetsiz hayat sürme, terk veya evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenlerine dayalı çekişmeli süreçlerde profesyonel **Antalya boşanma avukatı** hizmeti sunuyoruz.

👶

Velayet ve Kişisel İlişki Tesisleri

Müşterek çocukların ergin olana kadarki bakım, eğitim ve barınma haklarının hangi tarafa verileceği uyuşmazlıklarında, çocuğun üstün yararını merkeze alan pedagojik ve hukuki stratejiler geliştiriyoruz.

💰

Nafaka Talepleri ve Uyarlama

Dava sürecinde işleyen tedbir nafakası, boşanma sonrasında kusursuz veya daha az kusurlu taraf lehine hükmedilen yoksulluk nafakası ile çocuklar için iştirak nafakası davalarını titizlikle takip eden bir **Antalya avukat** desteği sunuyoruz.

💎

Maddi ve Manevi Tazminat

Boşanmaya sebebiyet veren olaylar yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen ya da kişilik hakları saldırıya uğrayan kusursuz eşin maddi ve manevi zararlarının tazmini süreçlerini yürütüyoruz.

🏠

Mal Rejimi Tasfiyesi Davaları

01.01.2002 sonrası yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma rejimi uyarınca, evlilik birliği içinde satın alınan taşınmaz, araç ve şirket hisselerinin %50 oranında adil paylaşımı ve katkı payı/değer artış payı alacaklarını dava ediyoruz.

🛡️

Uzaklaştırma ve Koruma Tedbirleri

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında; fiziksel, psikolojik veya ekonomik şiddet tehdidi altındaki eş ve çocuklar için ivedilikle koruma ve uzaklaştırma kararları alıyoruz.

📜

Soybağının Reddi ve Tanıma Davaları

Babalık davaları, soybağının reddi ihtilafları ile yabancı mahkemelerden alınan boşanma kararlarının Türk nüfus kayıtlarına işlenmesini sağlayan tanıma ve tenfiz davalarının uluslararası hukuk standartlarında takibini yapıyoruz.

Çekişmeli Boşanma Davalarının Esası ve Kusur İlkesinin Önemi

Türk Medeni Kanunu (TMK) sistematiğinde boşanma sebepleri özel boşanma sebepleri ve genel boşanma sebepleri olmak üzere iki ana kategoriye ayrılmıştır. Zina (aldatma), hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ile akıl hastalığı özel boşanma nedenleridir. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması (şiddetli geçimsizlik) ise uygulamada en çok açılan genel boşanma sebebidir. Çekişmeli bir **antalya boşanma davası avukatı** sürecinde mahkemenin ve hakim heyetinin kararını şekillendiren en temel parametre "Kusur Oranlarıdır". Kanun uyarınca, tamamen kusurlu olan eşin açtığı boşanma davası, karşı tarafın haklı bir itirazı ile reddedilir. Davanın kabul edilebilmesi için davalının az da olsa bir kusurunun bulunması ve evlilik birliğinin sürdürülmesinin davacı eşten beklenemez aşamaya gelmiş olması şarttır. Bu aşamada tecrübeli bir **Antalya boşanma avukatı**, iddiaları somut delillerle ispat ederek karşı tarafın kusurunu ortaya koymakla yükümlüdür.

Çekişmeli davalarda kusurun ispatı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) sınırları içerisinde her türlü yasal delille gerçekleştirilebilir. Tanık beyanları, otel kayıtları, banka hesap hareketleri, sosyal medya paylaşımları, tehdit veya hakaret içerikli SMS ve WhatsApp mesajları ceza hukukuna aykırı olmamak kaydıyla boşanma davalarında en güçlü ispat vasıtalarıdır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken en hayati usul kuralı, delillerin hukuka uygun yollarla elde edilmiş olmasıdır. Örneğin, eşin odasına veya telefonuna gizlice yerleştirilen casus yazılımlarla elde edilen veriler hukuka aykırı delil niteliği taşıyabileceğinden davayı riske atabilir. Buna karşın, ortak konutta tarafların haberi olmadan çekilen fotoğraflar veya aleni alanlardaki görüntüler mahkemece delil olarak kabul edilebilmektedir. **Avukat Cennet Kesici Çetinbaş**, delillerin yasal sınırlarda toplanması ve Yargıtay’ın en güncel içtihatları doğrultusunda dosyaya sunulması süreçlerini büyük bir usul disipliniyle yöneterek **Antalya avukat** pratiğinde fark yaratmaktadır.

Müşterek Çocukların Geleceği: Velayet Stratejileri ve Çocuğun Üstün Yararı

Evlilik birliğinin sona ermesinin çocuklar üzerindeki sarsıcı etkilerini en aza indirmek aile mahkemesi hakiminin kamu düzenine ilişkin en birincil görevidir. Velayet, ergin olmayan çocukların bakım, eğitim, barınma ve temsil yetkilerinin anne veya babaya verilmesini ifade eden yasal bir haktır. Çekişmeli boşanma davalarında eşlerin en büyük mücadele alanlarından biri de velayettir. Türk aile hukuku pratiğinde ve uluslararası sözleşmelerde velayet belirlenirken tek bir üst kıstas dikkate alınır: "Çocuğun Üstün Yararı". Hakimin kararı kurgularken anne veya babanın maddi durumundan ziyade, çocuğun fiziki, ahlaki ve psikolojik gelişimini hangi tarafın yanında daha sağlıklı sürdürebileceğine bakar. Bu nedenle, uzman bir **Antalya boşanma avukatı** rehberliğinde yürütülen velayet stratejileri davanın neticesini doğrudan belirler.

Velayet davalarında mahkeme, bünyesinde görev yapan psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan oluşan "Aile Mahkemesi Uzman Heyetinden" kapsamlı bir sosyal inceleme raporu (SİR) talep eder. Bu uzmanlar, anne ve babanın yaşam alanlarını ziyaret eder, taraflarla ve okul çağındaki çocuklarla yüz yüze görüşmeler gerçekleştirerek bir kanaat raporu hazırlar. Hakim, aksi somut delillerle ispat edilmedikçe bu rapora büyük oranda sadık kalır. Ayrıca Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi uyarınca, idrak çağındaki (genellikle 8 yaş ve üzeri) çocukların mahkeme salonunda veya uzman huzurunda bizzat dinlenmesi ve hangi veliyi istediğinin sorulması yasal bir zorunluluktur. **Cennet Kesici Çetinbaş Hukuk Bürosu**, bu hassas süreçlerde çocukların yıpranmaması, uzman inceleme raporlarının müvekkillerimiz lehine adil şekilde düzenlenmesi adına sürecin her anına hukuki ve insani bir hassasiyetle eşlik etmektedir.

Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat Rejimi ile Kusur Dengesi

TMK’nın 174. maddesi, boşanma nedeniyle hakları zedelenen veya kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafa tazminat talep etme hakkı tanımıştır. Maddi tazminat talep edilebilmesi için, boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen tarafın kusursuz veya en azından diğer eşe göre daha az kusurlu olması şarttır. Örneğin; ev hanımı olan bir kadının, boşanma sonrasında kocanın sigorta ve sosyal güvencelerinden, gelecekteki miras haklarından mahrum kalacak olması maddi tazminatın en somut gerekçelerinden biridir. Tazminat miktarı belirlenirken, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, mal varlıkları ve kusur oranlarının ağırlığı hakim tarafından bir bütün olarak tartılır. Bu uyuşmazlıklarda profesyonel bir **Antalya avukat** kadrosu ile çalışmak, hak ettiğiniz tazminat tutarlarının tam olarak dava dilekçesine yansıtılmasını sağlar.

Manevi tazminat ise, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakları ağır biçimde saldırıya uğrayan, derin bir elem, acı ve psikolojik yıkım yaşayan kusursuz veya daha az kusurlu taraf lehine hükmedilen bir manevi tatmin aracıdır. Evlilik birliği içerisinde eşin sürekli hakarete uğraması, fiziksel şiddete maruz kalması, aldatılması (sadakatsizlik) veya toplum önünde küçük düşürülmesi manevi tazminatın en belirgin doğum sebepleridir. Manevi tazminat bir zenginleşme aracı olmamakla birlikte, kusurlu taraf için caydırıcı, mağdur taraf için ise bir nebze de olsa psikolojik bir telafi işlevi görmelidir. **Avukat Cennet Kesici Çetinbaş**, Antalya Aile Mahkemelerinde ikame ettiği davalarda, müvekkillerinin uğradığı manevi tahribatı somut vakıalarla ispat ederek, emsal nitelikte yüksek manevi tazminat kararları alınması yönünde güçlü savunma stratejileri uygulamaktadır.

Nafaka Hukuku: Tedbir, İştirak, Yoksulluk ve Yardım Nafakası Kriterleri

Nafaka, evlilik birliğinin sarsılması veya sona ermesiyle birlikte ekonomik olarak zorluğa düşecek olan eşin ve müşterek çocukların geçimlerini sağlamak amacıyla hükmedilen periyodik bir maddi katkıdır. Aile hukuku pratiğinde dört farklı nafaka türü bulunmaktadır ve her birinin yasal şartları farklıdır. Dava açıldığı andan itibaren hakimin kendiliğinden (re'sen) hükmettiği ve dava sonuna kadar devam eden nafaka türüne "Tedbir Nafakası" denir. Tedbir nafakası hem ekonomik gücü zayıf olan eş hem de çocukların bakımı için dava sürecince aylık olarak ödenir. Deneyimli bir **Antalya boşanma avukatı**, davanın en başında müvekkili için yüksek tedbir nafakası ara kararı çıkartarak ekonomik güvence sağlamayı hedefler.

Boşanma davasının kesinleşmesiyle birlikte nafaka rejimleri isim ve nitelik değiştirir. Çocukların velayeti kendisine verilmeyen eşin, çocuğun eğitim, sağlık ve bakım giderlerine gücü oranında yaptığı katkıya "İştirak Nafakası" denir ve çocuk ergin (18 yaşını doldurana) olana kadar devam eder. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf lehine, kusurunun daha ağır olmaması şartıyla hükmedilen nafaka ise "Yoksulluk Nafakası" olarak adlandırılmaktadır. Yoksulluk nafakası kanunen süresiz olarak hükmedilmekle birlikte; nafaka alan tarafın yeniden evlenmesi, haysiyetsiz hayat sürmesi veya ekonomik durumunun tamamen düzelmesi halinde kaldırılabilir veya enflasyon oranlarına göre "Nafakanın Artırılması (Uyarlama) Davası" ile yeniden şekillendirilebilir. **Cennet Kesici Çetinbaş Hukuk Bürosu**, nafaka alacaklarının tahsili ve adil sınırların belirlenmesinde müvekkillerine eksiksiz bir hukuki operasyon sunmaktadır.

Cennet Kesici Çetinbaş Hukuk Bürosu'ndan Önemli Yetki Uyarısı: Boşanma ve aile hukukundan doğan davalarda yetkili mahkeme kamu düzenini yakından ilgilendirir. TMK Madde 168 uyarınca boşanma davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri (ikameti) veya boşanma davasının açılmasından önce eşlerin son defa 6 aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Antalya sınırlarında ikamet eden tarafların davaları Antalya Aile Mahkemelerinde açılmalıdır.

Mal Rejimi Tasfiyesi: Edinilmiş Mallara Katılma ve Katkı Payı Alacakları

Boşanma davalarının kesinleşmesinin ardından taraflar arasındaki en büyük maddi uyuşmazlık, evlilik birliği süresince edinilen malların tasfiye edilmesi aşamasında yaşanır. Türk Medeni Kanunu'nda 01.01.2002 tarihinde yapılan radikal değişiklik ile bu tarihten sonra evlenen eşler arasında başka bir sözleşme akdedilmemişse "Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi" yasal rejim olarak kabul edilmiştir. Bu rejime göre, evlilik birliği içerisinde tarafların emekleri karşılığında edindikleri her türlü mal varlığı (taşınmazlar, araçlar, banka birikimleri, şirket hisseleri, bireysel emeklilik primleri) boşanma halinde yarı yarıya (%50) oranında paylaşıma tabidir. Ancak kişisel mallar (miras yoluyla kalan mülkler, evlilik öncesi sahip olunan varlıklar veya şahsi manevi tazminat alacakları) tasfiye dışı tutulur.

Mal rejimi tasfiyesi davalarında süreç oldukça tekniktir ve uzman bir **Antalya avukat** kadrosunun hesaplama kabiliyetini gerektirir. Davada tasfiyeye konu mülkün boşanma davasının açıldığı tarihteki durumu esas alınır ancak değerlemesi karar tarihine en yakın piyasa rayici üzerinden hesaplanır. Ayrıca evlilik birliğinde bir eşin, diğer eşe ait kişisel malın edinilmesine, iyileştirilmesine (örneğin kadının evlilik öncesi aldığı evin tadilatına kocanın maddi destek sağlaması) katkıda bulunmuşsa "Değer Artış Payı Alacağı" doğar. Eşlerin mal kaçırma girişimlerini engellemek, şirket bilançolarını ve gizlenen banka hesaplarını ortaya çıkarmak adına mal tasfiyesi davasının boşanma davasıyla birlikte ancak ayrı bir dosya üzerinden açılması ve ivedilikle mülkler üzerine "İhtiyati Tedbir Şerhi" konulması gerekir. **Avukat Cennet Kesici Çetinbaş**, müvekkillerinin alın teri olan haklarının gasp edilmesini engellemek için mal rejimlerinin tasfiyesini matematiksel ve hukuki bir hassasiyetle yönetmektedir.

6284 Sayılı Kanun Kapsamında Koruma ve Uzaklaştırma Prosedürleri

Boşanma süreçleri, doğası gereği yüksek gerilim ve duygusal krizler barındırdığından, taraflar arasında fiziksel, psikolojik, sözsel veya ekonomik şiddet vakaları sıklıkla tetiklenebilmektedir. Türk hukuk sisteminin şiddete karşı en güçlü kalkanı olan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, boşanma davası sürerken veya dava açılmadan önce ivedilikle koruyucu tedbirlerin alınmasına imkan tanır. Bu kanun kapsamında koruma kararı alınabilmesi için herhangi bir darp raporu, kesin delil veya belge sunulması zorunlu değildir; şiddete uğrama tehlikesinin varlığına dair "mağdurun beyanı" tedbir kararı verilmesi için yasal olarak yeterlidir.

6284 sayılı kanun uyarınca Aile Mahkemesi hakimi; şiddet uygulayan eşin ortak konuttan derhal uzaklaştırılmasına, mağdur eşe ve çocuklara yaklaşmamasına, iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesine ve varsa silahını kolluğa teslim etmesine hükmedebilir. Bu tedbir kararları genellikle ilk aşamada 1 ila 6 ay arasında verilir. Uzaklaştırma ve koruma kararlarına muhalefet eden, yani kararı ihlal eden şiddet uygulayan eş hakkında, herhangi bir dava açılmasına gerek kalmaksızın hakim tarafından **3 günden 10 güne kadar doğrudan Zorlama Hapsi (tazyik hapsi)** kararı verilir ve bu hapis cezası paraya çevrilemez. **Av. Cennet Kesici Çetinbaş**, acil durumlarda müvekkillerinin ve çocuklarının can güvenliğini ve psikolojik huzurunu güvence altına almak adına Antalya adli makamlarından aynı gün içerisinde uzaklaştırma kararlarını temin etmektedir.

Boşanma Hukuku Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Anlaşmalı boşanma davasının açılabilmesi için evlilik birliğinin **en az 1 yıl** sürmüş olması, tarafların boşanmanın tüm mali sonuçları (tazminat, nafaka, mal paylaşımı) ve çocukların velayeti konusunda tam bir mutabakata vararak "Anlaşmalı Boşanma Protokolü" imzalaması gerekir. Bu şartlar sağlandığında ve dava usulüne uygun açıldığında, Antalya Aile Mahkemelerinde duruşma günü yoğunluğuna bağlı olarak **1 hafta ile 1 ay arasında tek celsede** boşanma süreci tamamlanır. Duruşmada her iki eşin de hakim huzurunda boşanma iradelerini bizzat sözlü olarak beyan etmesi zorunludur.

Çekişmeli boşanma davaları; dilekçelerin teatisi evresi (karşılıklı cevaplaşma), delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi, uzman heyetlerin sosyal inceleme raporu hazırlaması ve kusur tespiti gibi uzun hukuki aşamalardan oluşur. Antalya lokasyonundaki mahkeme yoğunluğu da dikkate alındığında, çekişmeli bir dava ilk derece mahkemesinde ortalama **1.5 ila 3 yıl** arasında sürmektedir. Yerel mahkeme kararından sonra tarafların istinaf (Bölge Adliye Mahkemesi) ve Yargıtay temyiz süreçlerine başvurması halinde bu süre daha da uzayabilir. Sürecin uzman bir **Antalya boşanma avukatı** ile takibi usul hatalarından doğan gecikmeleri engeller.

Zina (aldatma) hukuken en ağır boşanma kusurlarından biridir ve kişilik haklarına doğrudan ağır bir saldırı niteliği taşır. Aldatılan eş, kusurlu taraftan uğradığı manevi yıkım için yüksek tutarlarda manevi tazminat, gelecekteki ekonomik mahrumiyetleri için de maddi tazminat talep edebilir. Sabit ve matbu bir tazminat rakamı yoktur; tazminat miktarı aldatan eşin mali gücü, mal varlığı, aldatma eyleminin süresi ve ağırlığı (örneğin aldatma sonucu çocuk yapılması veya evlilik konutuna sevgili getirilmesi gibi fahiş durumlar) göz önünde bulundurularak hakim tarafından hakkaniyete göre takdir edilir.

Boşanma davası açıldığı andan itibaren hakim, davanın devamı süresince gerekli olan geçici tedbirleri kendiliğinden alır. TMK Madde 169 uyarınca hakim, eşlerin barınmasına ve mülklerden yararlanmasına ilişkin kararlar kurar. Eşlerden biri, müşterek konutun dava sonuna kadar kendisine tahsis edilmesini (özellikle çocukların velayeti kendisinde kalan veya ekonomik durumu zayıf olan taraf) mahkemeden talep edebilir. Hakim tahsis kararı verdiğinde, diğer eş ortak konuttan ayrılmak zorundadır. Şiddet veya huzursuzluk durumunda ise 6284 sayılı kanun uyarınca evden uzaklaştırma kararı alınarak konut tamamen mağdur eşe bırakılır.

Hayır, edinilmiş mallara katılma rejiminde mal rejiminin sona erme tarihi **boşanma davasının açıldığı tarihtir** (TMK 225/2). Dava açıldıktan sonra eşlerin kendi kazançlarıyla satın aldıkları taşınmazlar, araçlar veya elde ettikleri gelirler mal paylaşımı davasına dahil edilemez. Bu nedenle davanın açıldığı gün, mal varlığı kütüğünün dondurulduğu an olarak kabul edilir. Ancak eşlerin davadan hemen önce mal kaçırmak amacıyla mülkleri üçüncü kişilere ucuza devretmesi durumunda, bu devirler tasfiye hesabında sanki mülk hala eldedymiş gibi hesaba katılır ve paylaşıma dahil edilir.

Evet, nafaka borcu kamu düzenini ilgilendiren ve kanunla özel olarak korunan bir alacaktır. Mahkemece hükmedilen tedbir, iştirak veya yoksulluk nafakasını ödemeyen eş hakkında öncelikle icra takibi başlatılır. İcra emrinin tebliğine rağmen nafaka borcunu üst üste **en az 3 ay boyunca** ödemeyen borçlu mal aleyhine, nafaka alacaklısı eş tarafından İcra Ceza Mahkemesi nezdinde şikayet davası açılabilir. İcra ve İflas Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca, nafaka hükmüne uymayan borçlu hakkında **3 aya kadar tazyik hapsi (zorlama hapsi)** kararı verilir. Borçlu nafaka miktarının tamamını ödemediği sürece hapisten çıkamaz.

Yabancı bir ülkenin mahkemesinden alınan boşanma kararı, doğrudan doğruya Türkiye Cumhuriyeti nüfus kayıtlarına işlenmez ve Türkiye'de kendiliğinden hukuki sonuç doğurmaz. Bu kararın Türkiye'de geçerli olabilmesi için ya tarafların birlikte konsolosluklara/nüfus müdürlüklerine başvurarak idari yoldan tescil yaptırmaları ya da bir **Antalya avukat** aracılığıyla Aile Mahkemesinde "Tanıma ve Tenfiz Davası" açmaları gerekir. Tanıma davası ile yabancı mahkeme kararının kesinleştiği ve Türk kamu düzenine aykırı olmadığı saptanarak Türk nüfus kütüğüne işlenir, böylece taraflar Türkiye'de de resmen boşanmış sayılırlar.

Boşanma davası devam ederken eşlerden biri vefat ederse evlilik birliği ölüm ile kendiliğinden sona erer ve boşanma davası konusuz kalır. Normal şartlarda sağ kalan Eş, ölenin yasal mirasçısı olmaya devam eder. Ancak TMK'nın 181. maddesinde çok kritik bir istisna düzenlenmiştir: Eğer ölen eşin mirasçıları (örneğin çocukları veya anne-babası) davaya devam eder ve **ölen eşin boşanma davasında haklı olduğunu, hayatta kalan eşin ise kusurlu olduğunu** mahkemede ispat ederlerse, sağ kalan eş ölenin mirasçısı olamaz ve evlilik öncesi yapılan vasiyetnameler de geçersiz kalır. Bu hassas miras dengelerinin korunması için sürecin deneyimli bir **Cennet Kesici Çetinbaş Hukuk Bürosu** uzmanlığı ile yürütülmesi gerekir.