Antalya Kasten Yaralama ve Kasten Öldürme Suçları
Bu Sayfada
- Kısa Cevap: Yaralama mı Öldürmeye Teşebbüs mü?
- Kasten Yaralama Suçu ve Nitelikli Hâller
- Silahla ve Bıçakla Yaralama Ayrımı
- Kasten Öldürme ve Tasarlayarak Öldürme
- Öldürmeye Teşebbüs ve Öldürme Kastı
- Soruşturma, Olay Yeri ve Adli Tıp Raporları
- Meşru Savunma, Sınır Aşımı ve Haksız Tahrik
- Tutuklama, Savunma ve Beraat
- Antalya’da Yaralama ve Öldürme Dosyaları
- Sık Sorulan Sorular (SSS)
Kasten yaralama ve kasten öldürme suçları, kişinin yaşamı ve vücut dokunulmazlığına karşı işlenen en ciddi ceza hukuku suçları arasındadır. Ancak bir olayda yaralanma veya ölüm meydana gelmiş olması, hukuki nitelendirmenin tek başına sonucuna göre yapılabileceği anlamına gelmez.
Ceza dosyasında failin kastı, kullanılan araç, darbenin yöneltildiği vücut bölgesi, darbe sayısı, olay öncesindeki davranışlar, tarafların ilişkisi, saldırının devam edip etmediği, olay sonrasındaki hareketler, kamera görüntüleri, tanık beyanları, adli tıp raporları ve diğer maddi deliller birlikte değerlendirilmelidir.
Antalya’da ceza avukatı olarak yaralama ve öldürme suçlarına ilişkin bir dosyayı incelerken, özellikle kasten yaralama ile öldürmeye teşebbüs arasındaki ayrımın yalnızca meydana gelen yaralanmanın ağırlığına göre yapılmasını yeterli görmüyorum. Aynı yaralanma sonucu, olayın gerçekleşme biçimine göre farklı hukuki değerlendirmelere konu olabilir.
Özellikle bıçak, ateşli silah veya hayati bölgelere yönelik saldırılarda “yaralama mı, öldürmeye teşebbüs mü?” sorusu dosyanın en kritik meselelerinden biri hâline gelebilir.

Avukat Cennet Kesici Çetinbaş
Antalya Barosu
Son güncelleme: 28 Ağustos 2026
Hukuki inceleme: Avukat Cennet Kesici Çetinbaş

Kısa Cevap: Yaralama ile Öldürmeye Teşebbüs Arasındaki Fark Nedir?
Kasten yaralama ile kasten öldürmeye teşebbüs arasındaki temel fark yalnızca mağdurun yaralanmış veya hayatta kalmış olması değildir. Asıl mesele failin öldürme kastıyla mı yoksa yaralama kastıyla mı hareket ettiğinin belirlenmesidir.
Değerlendirmede özellikle;
- kullanılan silah veya araç,
- darbenin yöneltildiği bölge,
- darbe sayısı,
- darbenin şiddeti,
- taraflar arasındaki önceki husumet,
- olay sırasında söylenen sözler,
- saldırının devam edip etmediği,
- failin saldırıyı neden sonlandırdığı,
- olay sonrası davranışları,
- yaranın niteliği
birlikte değerlendirilir. Bu nedenle; “Mağdur ölmediyse olay kesin yaralamadır.” şeklindeki yaklaşım doğru değildir.
Kasten Yaralama Suçu Nedir?
Kasten yaralama suçu Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesinde düzenlenmektedir. Bir kişinin;
- vücuduna acı verilmesi,
- sağlığının bozulması,
- algılama yeteneğinin bozulması
sonucunu doğuran kasten gerçekleştirilen fiiller kasten yaralama kapsamında değerlendirilebilir.
Ancak olayın hukuki sonucu yalnızca yaralanmanın mevcut olup olmadığına bağlı değildir. Fiilin;
- nasıl gerçekleştirildiği,
- silahla işlenip işlenmediği,
- mağdur ile fail arasındaki ilişki,
- meydana gelen tıbbi sonuçlar
ceza sorumluluğunu etkileyebilir.
Basit Tıbbi Müdahaleyle Giderilebilir Yaralama Ne Demektir?
Adli raporlarda sıklıkla;
“Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir nitelikte”
ifadesiyle karşılaşılır. Bu değerlendirme yaralanmanın tıbbi ağırlığı bakımından önemlidir. Ancak basit tıbbi müdahale kavramı günlük hayattaki; “Önemli bir şey olmamış.” anlamına gelmez. Bu, ceza hukuku bakımından teknik bir tıbbi değerlendirmedir.
Kasten Yaralamanın Nitelikli Halleri Nelerdir?
Kasten yaralama suçunun bazı şekilleri kanunda daha ağır değerlendirilmiştir. Somut olayın özelliklerine göre özellikle;
- yakın aile ilişkileri,
- beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiye karşı işlenmesi,
- kamu görevlisiyle bağlantılı durumlar,
- silahla işlenmesi
gibi nitelikli hâller gündeme gelebilir. Bu nedenle dosyada yalnızca yaralanmanın ağırlığı değil, saldırının hangi koşullar altında gerçekleştiği de değerlendirilmelidir.
Silahla Yaralama Nedir?
Kasten yaralama fiilinin silahla gerçekleştirilmesi suçun hukuki değerlendirmesini değiştirebilir. Ceza hukuku bakımından “silah” kavramı günlük dilde yalnızca tabanca veya tüfek anlamına gelmez.
Somut olayın niteliğine göre;
- ateşli silah,
- bıçak,
- kesici veya delici alet,
- saldırı amacıyla kullanılabilen bazı araçlar
silah kapsamında değerlendirilebilir. Kullanılan aracın özellikleri dosya üzerinden incelenmelidir.
Bıçakla Yaralama Öldürmeye Teşebbüs Sayılır mı?
Her bıçakla yaralama olayı öldürmeye teşebbüs değildir. Ancak;
- bıçağın niteliği,
- darbe sayısı,
- darbenin göğüs, boyun, karın gibi hayati bölgelere yönelmesi,
- darbenin şiddeti,
- tarafların önceki husumeti,
- failin olay sırasındaki sözleri,
- saldırının devam etme biçimi
öldürme kastının değerlendirilmesinde önemli olabilir. Bu nedenle; “Bıçak kullanıldıysa kesin öldürmeye teşebbüstür.” veya “Mağdur hayatta kaldıysa yalnızca yaralamadır.” şeklinde otomatik sonuç çıkarılamaz.
Silahla Ateş Etme Öldürmeye Teşebbüs müdür?
Ateşli silahla gerçekleştirilen her eylem de otomatik olarak öldürmeye teşebbüs oluşturmaz. Örneğin;
- hedef alınan bölge,
- ateş sayısı,
- mesafe,
- silahın özellikleri,
- mermilerin isabet noktaları,
- olayın gelişimi
önemlidir. Kişinin doğrudan hayati bölgeyi hedefleyerek ateş ettiği iddiasıyla havaya veya başka bir yöne ateş ettiği iddiası aynı şekilde değerlendirilemez.
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Nedir?
Kasten yaralama sonucunda mağdurda kanunda belirtilen daha ağır sonuçlardan birinin meydana gelmesi durumunda TCK m.87 kapsamında değerlendirme gündeme gelebilir. Somut olayda;
- organ veya duyularda meydana gelen etkiler,
- kemik kırıkları,
- yaşamı tehlikeye sokan durumlar,
- kalıcı fonksiyon kayıpları,
- yüzde meydana gelen etkiler
gibi tıbbi sonuçların niteliği önemlidir. Bu değerlendirme çoğu zaman adli tıp veya uzman hekim raporları üzerinden yapılır.
Kemik Kırığı Cezayı Etkiler mi?
Evet. Kasten yaralama sonucunda kemik kırılması veya çıkığı meydana gelmesi ceza hukuku bakımından ayrıca değerlendirilir. Ancak yalnızca; “Kemik kırığı var.” denilerek ceza hesabı yapılmamalıdır. Kırığın kişinin hayat fonksiyonlarına etkisinin derecesi adli raporda belirlenebilir ve bunun hukuki sonucu ayrıca değerlendirilir.
Hayati Tehlike Bulunması Öldürmeye Teşebbüs Anlamına Gelir mi?
Hayır. Adli tıp raporunda yaralanmanın; “kişinin yaşamını tehlikeye soktuğu” belirtilmiş olabilir. Bu önemli bir tıbbi bulgudur ancak tek başına öldürme kastını kanıtlamaz.
Öldürmeye teşebbüs değerlendirmesinde failin kastına ilişkin bütün olay koşulları birlikte incelenmelidir. Dolayısıyla hayati tehlike;
- ağırlaşmış yaralama bakımından önemli olabilir,
- öldürme kastının değerlendirilmesinde destekleyici olabilir,
ancak tek başına her dosyada öldürmeye teşebbüs sonucunu doğurmaz.
Kasten Öldürme Suçu Nedir?
Kasten öldürme suçu Türk Ceza Kanunu’nun 81. maddesinde düzenlenmiştir. Bir kişinin başka bir insanın yaşamına bilerek ve isteyerek son vermesi kasten öldürme suçunu oluşturabilir.
Ancak ceza hukukunda yalnızca ölüm sonucunun meydana gelmesi yeterli değildir. Failin kastı ve ölümle fiil arasındaki nedensellik bağı ayrıca değerlendirilmelidir.
Nitelikli Kasten Öldürme Nedir?
TCK m.82’de kasten öldürme suçunun bazı nitelikli hâlleri düzenlenmiştir. Somut olayın özelliklerine göre;
- tasarlama,
- canavarca his,
- eziyet,
- belirli kişilere karşı işlenme,
- başka bir suçla bağlantı
gibi durumlar suçun hukuki niteliğini değiştirebilir. Her nitelikli hâlin kendi kanuni şartlarının ayrıca oluşması gerekir.
Tasarlayarak Öldürme Ne Demektir?
Tasarlama yalnızca failin olaydan önce mağduru öldürmeyi düşünmüş olması anlamına gelmez. Uygulamada;
- kararın önceden verilmiş olması,
- karar ile icra arasında belirli bir sürenin bulunması,
- failin kararında sebat etmesi,
- olay için hazırlık yapılması
gibi unsurlar önem taşıyabilir. Bu nedenle bir kavganın önceden tahmin edilebilmesi veya failin yanında silah bulunması tek başına her durumda tasarlama anlamına gelmez.
Öldürmeye Teşebbüs Nedir?
Fail öldürme kastıyla hareket etmiş ancak ölüm sonucu gerçekleşmemişse kasten öldürmeye teşebbüs gündeme gelebilir. Örneğin mağdur;
- tıbbi müdahale,
- üçüncü kişilerin müdahalesi,
- saldırının başarısız olması
gibi nedenlerle hayatta kalmış olabilir. Burada kritik mesele eylemin öldürme kastıyla gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğidir.
Yaralama mı Öldürmeye Teşebbüs mü Nasıl Belirlenir?
Uygulamadaki en önemli tartışmalardan biridir. Değerlendirmede özellikle;
- fail ile mağdur arasındaki ilişki,
- önceki husumet,
- olayın sebebi,
- kullanılan araç,
- aracın öldürücülüğü,
- darbe sayısı,
- darbenin yöneltildiği vücut bölgesi,
- yaranın ağırlığı,
- saldırının devam edip etmediği,
- failin engellenip engellenmediği,
- olay sırasında söylenen sözler,
- olay sonrasındaki davranışlar
birlikte değerlendirilir. Tek bir kriter üzerinden suç vasfı belirlemek doğru değildir.
Öldürme Kastı Nasıl Belirlenir?
Kast doğrudan kişinin zihninden okunamayacağı için olayın dış dünyaya yansıyan koşullarından hareketle değerlendirilir. Örneğin; “Seni öldüreceğim.” şeklindeki bir söz önemli olabilir ancak tek başına her dosyada öldürme kastını kanıtlamaz. Benzer şekilde ciddi bir yaranın meydana gelmesi de tek başına yeterli olmayabilir. Olayın tamamı dikkate alınmalıdır.
Kasten Yaralama Davasına Hangi Mahkeme Bakar?
Görevli mahkeme isnat edilen fiilin hukuki niteliğine göre belirlenir. Kasten yaralama suçlarının önemli bir bölümü asliye ceza mahkemelerinin görev alanında olabilir.
Ancak suç vasfının;
- neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama,
- öldürmeye teşebbüs,
- kasten öldürme
olarak değerlendirilmesi görevli mahkeme bakımından farklı sonuç doğurabilir. Bu nedenle yalnızca “yaralama dosyası” denilerek mahkeme belirlenmemelidir.
Kasten Öldürme ve Öldürmeye Teşebbüs Davasına Hangi Mahkeme Bakar?
Kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarına ilişkin davalar kural olarak ağır ceza mahkemesinde görülür.
Antalya’da ise ağır ceza yargı çevresi ayrıca dikkate alınmalıdır. HSK’nın 13 Mayıs 2026 tarihli ve 700 sayılı kararıyla Serik Ağır Ceza Mahkemesinin yargı çevresi Serik ilçesi olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla Antalya ili içerisindeki ağır ceza dosyalarında olayın gerçekleştiği ilçe yetkili mahkemenin belirlenmesinde önem taşıyabilir.
Soruşturma, Olay Yeri ve Adli Tıp Raporları
Yaralama ve Öldürme Soruşturması Nasıl Başlar?
Soruşturma;
- polis veya jandarma bildirimi,
- hastane bildirimi,
- şikâyet,
- ihbar,
- olay yeri incelemesi,
- ölüm olayında savcılık soruşturması
sonucunda başlayabilir.
Cumhuriyet savcılığı olayın niteliğine göre;
- ifadeleri,
- kamera görüntülerini,
- adli raporları,
- olay yeri delillerini,
- silah veya diğer araçları,
- HTS ve dijital kayıtları
toplayabilir.
Olay Yeri İncelemesi Neden Önemlidir?
Özellikle öldürme ve öldürmeye teşebbüs dosyalarında olay yeri delilleri önemli olabilir. Örneğin;
- kan izleri,
- mermi kovanları,
- çekirdek veya saçma,
- silah,
- bıçak,
- kırık eşyalar,
- kamera kayıtları,
- tarafların olay yerindeki konumları
olayın nasıl gerçekleştiğinin belirlenmesine yardımcı olabilir.
Kamera Görüntüleri Kesin Delil midir?
Kamera görüntüleri son derece önemli olabilir ancak otomatik olarak bütün olayı açıklamayabilir. Değerlendirmede;
- görüntünün başlangıç ve bitiş zamanı,
- olayın tamamını gösterip göstermediği,
- görüntü kalitesi,
- kişilerin teşhis edilip edilemediği,
- görüntüde kör noktalar bulunup bulunmadığı
incelenmelidir.
Tanık Beyanı Tek Başına Yeterli midir?
Her dosyada aynı cevap verilemez. Tanığın;
- olayı doğrudan görüp görmediği,
- taraflarla ilişkisi,
- olay yerindeki konumu,
- farklı aşamalardaki anlatımları,
- diğer delillerle uyumu
önemlidir. Bir kişinin yalnızca olaydan sonra duyduklarını anlatması ile saldırıyı doğrudan görmesi aynı delil değerine sahip değildir.
Adli Tıp Raporu Neden Önemlidir?
Yaralama ve öldürme dosyalarında tıbbi raporlar suç vasfının belirlenmesinde son derece önemlidir. Raporda özellikle;
- yaranın yeri,
- derinliği,
- niteliği,
- hayati tehlike,
- kemik kırığı,
- organ veya fonksiyon kaybı,
- ölüm nedeni
gibi hususlar değerlendirilebilir. Ancak tıbbi rapor suçun hukuki vasfını tek başına belirlemez. Örneğin doktor; “öldürmeye teşebbüs vardır” şeklinde ceza hukuku değerlendirmesi yapmaz. Nihai hukuki nitelendirme yargı makamlarına aittir.
Otopsi Raporu Neden Önemlidir?
Ölüm meydana gelen dosyalarda otopsi;
- kesin ölüm nedeni,
- yaraların niteliği,
- atış veya darbe yönü,
- yaraların ölümle ilişkisi,
- ölüm zamanı hakkında değerlendirmeler
bakımından önemli olabilir. Otopsi bulgularının olay yeri, tanık ve diğer delillerle uyumu ayrıca incelenmelidir.
Balistik İnceleme Nedir?
Ateşli silah kullanılan dosyalarda;
- silah,
- mermi çekirdeği,
- kovan,
- atış mesafesi,
- atış yönü
bakımından kriminal inceleme yapılabilir. Bir kovan veya çekirdeğin belirli bir silahla ilişkilendirilmesi önemli bir delil olabilir. Ancak silahın kime ait olduğu ile silahı olay anında kimin kullandığı ayrı meselelerdir.
DNA ve Parmak İzi Delilleri Ne Gösterir?
DNA veya parmak izi bir kişinin belirli bir eşya veya alanla temasını gösterebilir. Ancak bu delillerin anlamı;
- örneğin nereden alındığı,
- eşyanın ortak kullanılıp kullanılmadığı,
- temasın ne zaman gerçekleşmiş olabileceği,
- diğer deliller
ile birlikte değerlendirilmelidir.
HTS ve Baz İstasyonu Kayıtları Ne Gösterir?
HTS kayıtları kişiler arasındaki iletişim trafiğini gösterebilir. Baz istasyonu verileri telefonların belirli bölgelerdeki bağlantıları hakkında teknik bilgi sağlayabilir. Ancak;
- HTS görüşme içeriğini göstermez,
- baz kaydı her zaman kesin noktasal konum sağlamaz.
Bu nedenle bu veriler diğer delillerle birlikte değerlendirilmelidir.
WhatsApp Mesajları Yaralama veya Öldürme Davasında Delil Olabilir mi?
Evet. Özellikle;
- tehdit mesajları,
- olay öncesi tartışmalar,
- buluşma planları,
- olay sonrası yazışmalar
failin kastı veya olayın gelişimi bakımından önemli olabilir. Ancak mesajların;
- aidiyeti,
- bütünlüğü,
- tarih ve saatleri,
- konuşmanın tamamı,
- hukuka uygun şekilde elde edilip edilmediği
incelenmelidir.
Meşru Savunma, Sınır Aşımı ve Haksız Tahrik
Meşru Savunma Nedir?
Meşru savunma, kişinin kendisine veya başkasına yönelmiş haksız bir saldırıyı belirli koşullar altında bertaraf etmek amacıyla gerçekleştirdiği savunma davranışı bakımından gündeme gelebilir. Değerlendirmede özellikle;
- saldırının mevcut olup olmadığı,
- saldırının haksız olup olmadığı,
- savunmanın saldırıya karşı gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği,
- savunma ile saldırı arasındaki ilişki
önem taşır. “İlk o vurdu, yaptığım her şey meşru savunmadır.” şeklinde otomatik bir sonuç çıkarılamaz.
Meşru Savunmada Sınır Aşılırsa Ne Olur?
Savunma davranışında kanunda öngörülen sınırların aşılması halinde ayrı bir hukuki değerlendirme yapılabilir. Sınır aşımının;
- neden gerçekleştiği,
- kişinin içinde bulunduğu psikolojik durum,
- saldırının niteliği
önemlidir. Her sınır aşımı aynı hukuki sonucu doğurmaz.
Haksız Tahrik Nedir?
Haksız tahrik, kişinin haksız bir fiilin meydana getirdiği öfke veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlemesi halinde gündeme gelebilecek ceza hukuku kurumlarından biridir. Ancak; “Tartıştık, dolayısıyla haksız tahrik vardır.” demek yeterli değildir. Haksız fiilin niteliği, olayın zamanlaması ve sanığın davranışı birlikte değerlendirilmelidir.
Meşru Savunma ile Haksız Tahrik Arasındaki Fark Nedir?
Bu iki kurum birbirinden farklıdır. Meşru savunmada haksız saldırının bertaraf edilmesi söz konusudur. Haksız tahrikte ise haksız fiilin meydana getirdiği öfke veya şiddetli elem altında suç işlenmesi değerlendirilir. Somut olayda her iki kurum bakımından farklı hukuki şartlar aranır.
Kavga Sırasında Yaralanma Nasıl Değerlendirilir?
Karşılıklı kavgalarda;
- ilk saldırının kimden geldiği,
- tarafların hangi eylemleri gerçekleştirdiği,
- kullanılan araçlar,
- yaraların niteliği,
- kamera görüntüleri,
- tanık beyanları
incelenmelidir. Her iki tarafın yaralanmış olması otomatik olarak ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Birden Fazla Kişinin Saldırması Halinde Sorumluluk Nasıl Belirlenir?
Birden fazla kişinin olaya katıldığı dosyalarda her kişinin;
- hangi hareketi yaptığı,
- saldırıya nasıl katıldığı,
- ortak hareket edip etmediği,
- fiil üzerindeki hakimiyeti,
- yardımının niteliği
ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Yalnızca olay yerinde bulunmak her durumda suçun faili olmak anlamına gelmez.
Tutuklama, Savunma ve Beraat
Yaralama veya Öldürme Suçunda Tutuklama Olur mu?
Somut olayın niteliğine göre tutuklama gündeme gelebilir. Ancak tutuklama otomatik değildir. Değerlendirmede;
- kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller,
- suçun niteliği,
- kaçma şüphesi,
- delillere müdahale ihtimali,
- tanıklara baskı ihtimali,
- ölçülülük,
- adli kontrolün yeterli olup olmayacağı
incelenmelidir.
Tutuklama Kararına İtiraz Edilebilir mi?
Evet. Tutuklama veya tutukluluğun devamına ilişkin kararlar bakımından kanunda öngörülen başvuru yolları kullanılabilir. İtirazın yalnızca; “Suç işlemedim.” şeklinde hazırlanması yerine dosyadaki somut deliller ve tutuklama gerekçeleri üzerinden değerlendirme yapılmalıdır.
Kasten Yaralama ve Öldürme Dosyasında Savunma Nasıl Hazırlanmalıdır?
Savunmada özellikle;
- olayın başlangıcı,
- ilk haksız hareket,
- tarafların olay öncesindeki ilişkisi,
- kullanılan araçlar,
- darbe sayısı ve yönü,
- mağdurun yaraları,
- sanığın yaraları,
- kamera görüntüleri,
- tanık beyanları,
- adli tıp raporları,
- olay yeri incelemesi,
- dijital deliller,
- meşru savunma,
- haksız tahrik,
- suç vasfı
birlikte değerlendirilmelidir.
Hukuka Aykırı Delil Kullanılabilir mi?
Ceza yargılamasında mahkûmiyetin hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillere dayanması gerekir. Özellikle;
- telefon incelemeleri,
- ses ve görüntü kayıtları,
- dijital mesajlar,
- arama ve elkoyma işlemleri
bakımından delilin elde edilme yöntemi incelenmelidir.
Kasten Yaralama veya Öldürme Suçundan Beraat Mümkün mü?
Evet. Örneğin;
- failin kimliğinin ispatlanamaması,
- sanığın fiile katıldığının ortaya konulamaması,
- meşru savunma koşullarının bulunması,
- yüklenen suçun gerekli ispat standardında ortaya konulamaması
gibi durumlarda beraat gündeme gelebilir. Ancak beraat ihtimali somut dosyanın delilleri görülmeden değerlendirilemez.
Öldürmeye Teşebbüs Yerine Yaralamadan Karar Verilebilir mi?
Evet. Dosyada öldürme kastının gerekli şekilde ortaya konulamaması ancak yaralama kastının bulunduğunun kabul edilmesi halinde fiilin kasten yaralama kapsamında değerlendirilmesi gündeme gelebilir. Bunun tersi de mümkündür. Başlangıçta “yaralama” olarak değerlendirilen bir olayın deliller sonucunda öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesi de söz konusu olabilir. Bu nedenle suç vasfı soruşturmanın ilk anındaki isimlendirmeyle kesinleşmiş değildir.
Yaralama ve Öldürme Davalarında İstinaf ve Temyiz Mümkün mü?
İlk derece mahkemesi kararlarına karşı kanunda öngörülen koşullarda istinaf başvurusu yapılabilir. Dosyanın ve kararın niteliğine göre temyiz yolu da gündeme gelebilir. Kanun yolunda özellikle;
- suç vasfı,
- öldürme kastının değerlendirilmesi,
- meşru savunma,
- haksız tahrik,
- hukuka aykırı deliller,
- adli raporların değerlendirilmesi,
- eksik araştırma,
- ceza hesabı
gündeme gelebilir.
Yaralama veya Öldürme Davası Ne Kadar Sürer?
Her dosya için sabit süre vermek mümkün değildir. Süreyi;
- sanık ve mağdur sayısı,
- tutuklu sanık bulunması,
- tanık sayısı,
- adli tıp raporları,
- balistik ve kriminal incelemeler,
- kamera ve dijital kayıtlar,
- bilirkişi raporları,
- istinaf ve temyiz
etkileyebilir.
Antalya’da Kasten Yaralama ve Kasten Öldürme Davaları
Antalya’da meydana gelen yaralama ve öldürme olaylarında suçun işlendiği yer, suçun hukuki niteliği ve ağır ceza yargı çevresi görev ve yetki bakımından önemlidir. Antalya ili içerisindeki dosyalar olay yerine göre farklı adli yargı çevrelerinde görülebilir.
2026 yılında Antalya bakımından ayrıca önemli bir değişiklik yapılmış; HSK’nın 13 Mayıs 2026 tarihli ve 700 sayılı kararıyla Serik Ağır Ceza Mahkemesinin yargı çevresi Serik ilçesi olarak belirlenmiştir. Düzenleme yeni mahkemenin faaliyete geçirildiği tarihten itibaren uygulanmaktadır. Bu nedenle özellikle kasten öldürme ve öldürmeye teşebbüs dosyalarında olayın Antalya’nın hangi ilçesinde gerçekleştiği ayrıca kontrol edilmelidir.
Antalya Yaralama ve Öldürme Dosyalarında Neleri Kontrol Ediyorum?
Bir yaralama veya öldürme dosyasını değerlendirirken özellikle;
- soruşturma evrakını,
- olay yeri tutanaklarını,
- tarafların ifadelerini,
- tanık beyanlarını,
- olayın başlangıcını,
- ilk haksız hareketi,
- kullanılan silah veya aracı,
- darbe veya atış sayısını,
- hedef alınan vücut bölgesini,
- adli muayene raporlarını,
- Adli Tıp raporlarını,
- otopsi raporunu,
- balistik incelemeleri,
- DNA ve parmak izi bulgularını,
- kamera görüntülerini,
- WhatsApp ve diğer dijital yazışmaları,
- HTS ve baz istasyonu kayıtlarını,
- meşru savunma koşullarını,
- haksız tahrik hükümlerini,
- kasten yaralama ile öldürmeye teşebbüs ayrımını
birlikte inceliyorum.
Bu dosyalarda yalnızca; “Kaç bıçak darbesi var?” veya “Mağdur hayatta mı?” sorularına odaklanılmasını yeterli görmüyorum. Asıl değerlendirilmesi gereken, failin kastının ve olayın bütününün maddi ve hukuka uygun deliller üzerinden ortaya konulmasıdır.
Yaralama ve Öldürme Dosyalarında Sık Yapılan Hatalar
Uygulamada özellikle;
- yaralanmanın sonucuna bakılarak otomatik suç vasfı belirlenmesi,
- hayati tehlikenin doğrudan öldürmeye teşebbüs kabul edilmesi,
- bıçak veya silah kullanımının tek başına öldürme kastı olarak görülmesi,
- olayın başlangıcının araştırılmaması,
- ilk haksız hareketin gözden kaçırılması,
- meşru savunma ile haksız tahrikin karıştırılması,
- adli tıp raporlarının tek başına hukuki sonuç olarak görülmesi,
- tanık beyanlarının olay yeri delilleriyle karşılaştırılmaması,
- kamera görüntülerinin yalnızca kısa bir bölümünün değerlendirilmesi,
- sanığın kendi yaralarının dikkate alınmaması,
- birden fazla sanığın aynı şekilde sorumlu tutulması,
- olay öncesi ve sonrası dijital iletişimin incelenmemesi
hukuki değerlendirmeyi olumsuz etkileyebilir.
Yaralama ve Öldürme Dosyasında Hangi Belgeler İncelenmelidir?
Dosyanın niteliğine göre;
- olay yeri tutanakları,
- yakalama ve ifade tutanakları,
- mağdur beyanı,
- tanık ifadeleri,
- adli muayene raporları,
- kati rapor,
- Adli Tıp raporları,
- otopsi raporu,
- balistik ve kriminal raporlar,
- kamera görüntüleri,
- HTS kayıtları,
- WhatsApp veya diğer dijital yazışmalar,
- fotoğraflar,
- arama ve elkoyma tutanakları,
- iddianame,
- tutuklama kararları,
- duruşma tutanakları,
- esas hakkında mütalaa,
- gerekçeli karar
incelenebilir.
Antalya'da kasten yaralama, öldürmeye teşebbüs veya kasten öldürme suçlarına ilişkin soruşturma ve ceza davası süreciniz bulunuyorsa; olay yeri delilleri, adli tıp raporları ve suç vasfı üzerinden hukuki değerlendirme için iletişime geçebilirsiniz.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME İÇİN ARAYIN: +90 543 620 68 36Antalya Kasten Yaralama ve Öldürme Davalarında Hukuki Destek
Antalya’da kasten yaralama, ağırlaşmış yaralama, öldürmeye teşebbüs veya kasten öldürme suçlarına ilişkin soruşturma ve davalarda mağdur, şüpheli veya sanığın hukuki durumunun somut dosyaya göre değerlendirilmesi gerekir.
Dosyanın niteliğine göre hukuki destek;
- soruşturma dosyasının incelenmesini,
- ifade ve sorgu süreçlerinin takibini,
- suç vasfının değerlendirilmesini,
- öldürme kastı ile yaralama kastı ayrımının incelenmesini,
- adli tıp ve kriminal raporların değerlendirilmesini,
- kamera ve dijital delillerin incelenmesini,
- meşru savunma ve haksız tahrik hükümlerinin değerlendirilmesini,
- tutuklama ve adli kontrol süreçlerinin takibini,
- mağdur veya katılan vekilliğini,
- şüpheli veya sanık savunmasının hazırlanmasını,
- esas hakkında mütalaaya karşı beyanda bulunulmasını,
- istinaf ve temyiz süreçlerinin değerlendirilmesini
kapsayabilir. Her dosya kendi maddi olayı ve delil yapısı içerisinde değerlendirilmelidir.

Avukat Cennet Kesici Çetinbaş
Antalya Barosu
Muratpaşa, Antalya
Sık Sorulan Sorular (SSS)
Kasten yaralama hangi maddede düzenlenmiştir?
Kasten yaralama suçu TCK m.86’da düzenlenmektedir. Yaralamanın meydana getirdiği bazı ağır sonuçlar bakımından TCK m.87 hükümleri ayrıca gündeme gelebilir.
Kasten öldürme hangi maddede düzenlenmiştir?
Kasten öldürme suçu TCK m.81’de, nitelikli hâlleri ise TCK m.82’de düzenlenmektedir.
Bıçakla yaralama her zaman öldürmeye teşebbüs müdür?
Hayır. Kullanılan araç, darbenin yöneltildiği bölge, darbe sayısı, olayın gelişimi ve failin kastını gösteren diğer deliller birlikte değerlendirilir.
Mağdur hayatta kaldıysa öldürmeye teşebbüs olabilir mi?
Evet. Fail öldürme kastıyla hareket etmiş ancak ölüm sonucu gerçekleşmemişse öldürmeye teşebbüs gündeme gelebilir.
Hayati tehlike olması öldürmeye teşebbüsü kesin gösterir mi?
Hayır. Hayati tehlike önemli bir tıbbi bulgudur ancak öldürme kastı bütün olay koşulları üzerinden değerlendirilmelidir.
Kemik kırığı cezayı etkiler mi?
Evet. Kemik kırığının veya çıkığının kişinin hayat fonksiyonlarına etkisi ceza hukuku bakımından değerlendirmeye konu olabilir.
Silahla yaralama daha ağır değerlendirilir mi?
Kasten yaralamanın silahla işlenmesi kanunda düzenlenen nitelikli hâller bakımından önem taşıyabilir.
Meşru savunma nedir?
Kişinin kendisine veya başkasına yönelmiş haksız bir saldırıyı kanunda belirtilen koşullarda bertaraf etmek amacıyla gerçekleştirdiği savunma davranışıdır.
Haksız tahrik ile meşru savunma aynı şey midir?
Hayır. Meşru savunma saldırıyı bertaraf etmeye, haksız tahrik ise haksız fiilin meydana getirdiği öfke veya şiddetli elemin ceza sorumluluğuna etkisine ilişkindir.
Adli tıp raporu suçun yaralama mı öldürmeye teşebbüs mü olduğunu belirler mi?
Tek başına belirlemez. Adli rapor tıbbi bulguları ortaya koyar; suçun hukuki vasfı bütün deliller değerlendirilerek belirlenir.
Kamera görüntüleri ceza davasında delil olabilir mi?
Evet. Ancak görüntünün olayın hangi bölümünü gösterdiği, bütünlüğü ve diğer delillerle uyumu değerlendirilmelidir.
Yaralama suçunda tutuklama olur mu?
Somut olayın özellikleri ve CMK’daki şartların bulunması halinde tutuklama gündeme gelebilir; ancak otomatik değildir.
Öldürmeye teşebbüs davasına hangi mahkeme bakar?
Kasten öldürmeye teşebbüs davaları kural olarak ağır ceza mahkemesinde görülür.
Yaralama suçu yerine öldürmeye teşebbüsten karar verilebilir mi?
Dosyadaki deliller failin öldürme kastıyla hareket ettiğini ortaya koyuyorsa hukuki nitelendirmenin öldürmeye teşebbüs olarak yapılması gündeme gelebilir.
Kasten öldürme veya yaralama kararına karşı istinaf yapılabilir mi?
Kanunda öngörülen koşulların bulunması halinde ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf başvurusu yapılabilir.
Resmî Kaynaklar ve Hukuki Dayanaklar
- 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu: Kast (m.21), meşru savunma (m.25), haksız tahrik (m.29), teşebbüs (m.35), kasten öldürme (m.81), nitelikli kasten öldürme (m.82), kasten yaralama (m.86) ve ağırlaşmış yaralama (m.87) gibi suçun maddi ve manevi unsurlarına ilişkin temel hükümleri içerir.
- 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu: Deliller, ifade ve sorgu, arama ve elkoyma, tutuklama, adli kontrol, duruşma ve kanun yollarına ilişkin usul hükümlerini düzenler.
- 5235 Sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri Kanunu: Asliye ceza ve ağır ceza mahkemelerinin görev alanlarının belirlenmesi bakımından önem taşır.
- Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kararları: Antalya’daki ağır ceza mahkemelerinin yargı çevrelerinin güncel şekilde belirlenmesi bakımından dikkate alınmalıdır. HSK’nın 13.05.2026 tarihli ve 700 sayılı kararıyla Serik Ağır Ceza Mahkemesinin yargı çevresi Serik ilçesi olarak belirlenmiştir.
Önemli Hukuki Not: Bu sayfadaki açıklamalar genel hukuki bilgilendirme amacı taşımaktadır. Kasten yaralama, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, öldürmeye teşebbüs ve kasten öldürme dosyalarında failin kastı, kullanılan araç, darbe veya atış sayısı, hedef alınan vücut bölgesi, adli tıp bulguları, olayın başlangıcı, meşru savunma ve haksız tahrik koşulları hukuki değerlendirmeyi değiştirebilir. Özellikle kasten yaralama ile kasten öldürmeye teşebbüs arasındaki ayrım yalnızca mağdurun yaralanma derecesine veya hayatta kalmasına göre yapılmamalıdır.
