Antalya Nafaka Davaları: Tedbir, İştirak ve Yoksulluk Nafakası
Bu Sayfada
- Kısa Cevap: Hangi Nafaka Türleri Vardır?
- Nafaka Davası Nedir?
- Tedbir Nafakası ve Kusur Değerlendirmesi
- Yoksulluk Nafakası Kimlere Verilir?
- İştirak Nafakası ve Çocuğun İhtiyaçları
- Nafaka Miktarı Nasıl Belirlenir?
- Nafaka Artırım Davası ve Enflasyon Etkisi
- Nafaka Azaltma, Kaldırma ve Yeniden Evlenme
- Nafaka Davasında Süreç ve Gerekli Belgeler
- Antalya’da Nafaka Dosyaları ve Yapılan Hatalar
- Sık Sorulan Sorular (SSS)
Nafaka uyuşmazlıklarında yalnızca talep edilen aylık miktara bakılarak sağlıklı bir hukuki değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Öncelikle;
- hangi nafaka türünün söz konusu olduğu,
- nafakanın boşanma davası devam ederken mi yoksa boşanma sonrasında mı talep edildiği,
- tarafların gelir ve yaşam koşulları,
- varsa çocuğun yaşı ve ihtiyaçları,
- mevcut bir nafaka kararının bulunup bulunmadığı,
- önceki karardan sonra ekonomik ve sosyal koşulların değişip değişmediği
birlikte değerlendirilmelidir.
Türk Medeni Kanunu'nda tedbir nafakası, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası farklı amaçlara ve farklı hukuki şartlara bağlanmıştır. Bu nedenle “nafaka” kavramını tek bir talep gibi değerlendirmek doğru değildir.
Antalya’da boşanma avukatı olarak nafaka dosyalarını incelerken özellikle yalnızca tarafların beyan ettikleri maaşlara değil; gelir kaynaklarına, düzenli giderlere, yaşam standardına, çocuğun eğitim ve sağlık giderlerine, mevcut mahkeme kararlarına ve önceki karar tarihinden sonra meydana gelen değişikliklere birlikte bakılmasını önemli görüyorum.

Avukat Cennet Kesici Çetinbaş
Antalya Barosu
Son güncelleme: 28 Ağustos 2026
Hukuki inceleme: Avukat Cennet Kesici Çetinbaş

Kısa Cevap: Hangi Nafaka Türleri Vardır?
Boşanma ve aile hukuku uyuşmazlıklarında başlıca üç nafaka türü gündeme gelir:
- Tedbir nafakası: Boşanma veya ayrılık davası devam ederken eşin ve gerektiğinde çocukların ekonomik olarak korunmasına yönelik geçici nitelikteki nafakadır.
- İştirak nafakası: Velayeti kendisine bırakılmayan ebeveynin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine mali gücü oranında katılmasına yöneliktir.
- Yoksulluk nafakası: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru diğer eşten daha ağır olmayan tarafın, kanuni şartlar oluştuğunda diğer eşten talep edebileceği nafakadır.
Mevcut nafakanın daha sonra artırılması, azaltılması veya kaldırılması da değişen koşullara göre ayrı bir uyuşmazlık konusu olabilir.
Nafaka Davası Nedir?
“Nafaka davası” tek bir dava türünü ifade etmez. Somut olayda;
- boşanma davası sırasında tedbir nafakası,
- boşanma sonucunda yoksulluk nafakası,
- çocuk için iştirak nafakası,
- mevcut nafakanın artırılması,
- nafakanın azaltılması,
- nafakanın kaldırılması,
- ödenmeyen nafakanın tahsili
gibi birbirinden farklı hukuki talepler gündeme gelebilir. Bu nedenle ilk aşamada doğru nafaka türünün belirlenmesi gerekir. Örneğin çocuğun giderlerine ilişkin bir uyuşmazlık ile boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşin talebi aynı hukuki şartlara tabi değildir.
Tedbir Nafakası ve Kusur Değerlendirmesi
Tedbir Nafakası Nedir?
Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası devam ederken eşlerin ve çocukların ekonomik olarak korunmasına yönelik geçici önlemlerden biridir.
Türk Medeni Kanunu m.169 uyarınca boşanma veya ayrılık davası açıldığında hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan geçici önlemleri alır. Bu önlemler;
- eşlerin barınması,
- geçimi,
- malların yönetimi,
- çocukların bakım ve korunması
gibi konuları kapsayabilir. Bu çerçevede eş veya çocuk lehine tedbir nafakası gündeme gelebilir.
Tedbir Nafakası İçin Kusur Önemli midir?
Tedbir nafakası ile boşanmanın sonunda yapılacak nihai kusur değerlendirmesi birbirine karıştırılmamalıdır. Tedbir nafakasının amacı dava devam ederken ekonomik korunmayı sağlamaktır. Bu nedenle; “Boşanmada kusurlu olan eş hiçbir şekilde tedbir nafakası alamaz.” şeklinde genel bir yaklaşım doğru değildir. Tedbir nafakası bakımından tarafların mevcut ekonomik ve sosyal durumları ile geçici korunma ihtiyacı ayrıca değerlendirilir.
Tedbir Nafakası Ne Zamana Kadar Devam Eder?
Tedbir nafakası niteliği gereği geçici bir nafakadır. Boşanma yargılamasının gelişimine ve verilen hükme göre tedbir nafakasının hukuki durumu değişebilir. Boşanma sonrasında ise şartları varsa yoksulluk veya iştirak nafakası farklı hukuki dayanaklarla devam edebilir.
Dolayısıyla;
- tedbir nafakası → yoksulluk nafakası
- veya tedbir nafakası → iştirak nafakası
otomatik olarak aynı nafakanın devamı şeklinde değerlendirilmemelidir.
Yoksulluk Nafakası Kimlere Verilir?
Yoksulluk Nafakası Nedir?
Türk Medeni Kanunu m.175 uyarınca boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru diğer taraftan daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında nafaka isteyebilir. Bu nedenle yoksulluk nafakası bakımından özellikle üç temel konu önemlidir:
- boşanma nedeniyle yoksulluğa düşme,
- talep eden tarafın kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması,
- nafaka yükümlüsünün mali gücü.
Kanunda nafaka yükümlüsünün kusurlu olması şartı aranmaz.
Yoksulluk Nafakasında Kusur Nasıl Değerlendirilir?
Yoksulluk nafakasında kusur önemlidir. Nafaka talep eden eşin kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması gerekir. Dolayısıyla talep eden eş;
- kusursuz,
- daha az kusurlu,
- veya eşit kusurlu
olduğu durumda diğer kanuni şartlar da oluşmuşsa yoksulluk nafakası gündeme gelebilir. Buna karşılık daha ağır kusurlu eşin yoksulluk nafakası talebi farklı değerlendirilir. Bu nedenle özellikle çekişmeli boşanma davalarında kusur tespiti ile yoksulluk nafakası talebinin birlikte ele alınması gerekir.
Geliri Olan Eş Yoksulluk Nafakası Alabilir mi?
Düzenli bir gelirin bulunması tek başına yoksulluk nafakasını otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Asıl değerlendirme;
- gelir miktarı,
- zorunlu giderler,
- yaşam koşulları,
- çalışma durumu,
- sosyal ve ekonomik durum,
- boşanmanın ekonomik sonucu
üzerinden yapılır. Aynı şekilde; “Çalışmıyor, o hâlde kesin nafaka alır.” sonucu da doğru değildir. Somut ekonomik koşulların birlikte incelenmesi gerekir.
Yoksulluk Nafakası Süresiz midir?
TMK m.175, şartları oluşan tarafın süresiz olarak nafaka isteyebileceğini düzenlemektedir. Ancak bu ifade, bir kez hükmedilen nafakanın hiçbir koşulda değişmeyeceği veya sona ermeyeceği anlamına gelmez. TMK m.176 kapsamında sonradan ortaya çıkan şartlara göre nafakanın kaldırılması veya miktarının değiştirilmesi gündeme gelebilir.
İştirak Nafakası ve Çocuğun İhtiyaçları
İştirak Nafakası Nedir?
İştirak nafakası, boşanma sonrasında velayet kendisine bırakılmayan ebeveynin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine mali gücü oranında katılmasını sağlar. TMK m.182 kapsamında velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.
İştirak nafakası değerlendirilirken özellikle;
- çocuğun yaşı,
- eğitim durumu,
- okul giderleri,
- sağlık ihtiyaçları,
- barınma,
- ulaşım,
- beslenme,
- sosyal gelişim giderleri,
- anne ve babanın ekonomik güçleri
önem taşıyabilir.
İştirak Nafakası Velayet Alan Ebeveyne mi Aittir?
İştirak nafakasının temel amacı çocuğun giderlerine katkı sağlamaktır. Bu nedenle konu yalnızca velayet sahibi ebeveynin şahsi ekonomik talebi gibi değerlendirilmemelidir. Çocuğun bakım, eğitim ve gelişim ihtiyaçları merkezdedir.
Bu nedenle iştirak nafakası değerlendirmesi çocuğun üstün yararı ilkesiyle yakından ilişkilidir ve doğrudan velayet davalarıyla bağlantılıdır.
Nafaka Miktarı Nasıl Belirlenir?
Nafaka Miktarı Nasıl Belirlenir?
Türkiye’de bütün nafaka dosyalarına uygulanabilecek sabit bir nafaka tarifesi bulunmamaktadır. Mahkeme nafakanın türüne göre somut olayın özelliklerini değerlendirir. Dosyada özellikle;
- tarafların maaş ve gelirleri,
- düzenli giderler,
- taşınmaz ve araç varlığı,
- kira giderleri,
- yaşam standardı,
- çocukların ihtiyaçları,
- eğitim giderleri,
- sağlık giderleri,
- nafaka yükümlüsünün mali gücü,
- nafaka alacaklısının ihtiyaçları
gibi unsurlar önem taşıyabilir. Bu nedenle; “Maaşın yüzde 20'si nafaka olur.” veya “Bir çocuk için nafaka mutlaka şu kadar olmalıdır.” gibi standart formüller hukuken sağlıklı değildir.
Mahkeme Gerçek Geliri Nasıl Belirler?
Nafaka dosyalarında yalnızca tarafların mahkemeye söylediği maaş rakamlarıyla yetinilmesi gerekmeyebilir. Somut uyuşmazlığın özelliklerine göre;
- SGK kayıtları,
- maaş bordroları,
- banka hareketleri,
- vergi kayıtları,
- şirket ve ticari faaliyetler,
- taşınmazlar,
- araçlar,
- kira gelirleri,
- ekonomik ve sosyal durum araştırması
değerlendirilebilir. Özellikle kayıtlı gelir ile fiilî yaşam standardı arasında ciddi fark bulunan dosyalarda malvarlığı ve ekonomik verilerin birlikte değerlendirilmesi önem kazanabilir.
Nafaka Artırım Davası ve Enflasyon Etkisi
Nafaka Artırım Davası Nedir?
Nafaka kararı verildikten sonra ekonomik veya sosyal koşullar değişebilir. Örneğin;
- çocuğun yaşı ilerleyebilir,
- okul giderleri artabilir,
- sağlık ihtiyacı ortaya çıkabilir,
- barınma giderleri değişebilir,
- nafaka alacaklısının ihtiyaçları artabilir,
- nafaka yükümlüsünün ekonomik gücü değişebilir.
TMK m.331 uyarınca durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirleyebilir veya nafakayı kaldırabilir. Yoksulluk nafakasında da TMK m.176 kapsamında değişen koşullara göre miktarın artırılması veya azaltılması gündeme gelebilir.
İştirak Nafakası Ne Zaman Artırılabilir?
Çocuğun büyümesiyle birlikte giderleri aynı kalmayabilir. Örneğin;
- kreş veya okul giderleri,
- özel ders,
- servis,
- ulaşım,
- sağlık,
- spor ve sosyal faaliyetler,
- beslenme ve giyim
zaman içerisinde değişebilir. Buna ek olarak ebeveynlerin ekonomik güçlerinde önemli değişiklikler meydana gelebilir. Artırım değerlendirmesinde yalnızca eski ve yeni nafaka rakamının karşılaştırılması değil, önceki karar tarihindeki koşullarla güncel koşullar arasındaki farkın ortaya konulması önemlidir.
Yoksulluk Nafakası Artırılabilir mi?
Şartları oluşmuşsa evet. Özellikle;
- yaşam maliyetlerindeki değişiklik,
- nafaka alacaklısının ihtiyaçları,
- nafaka yükümlüsünün mali gücü,
- tarafların ekonomik durumunda meydana gelen değişiklikler
birlikte değerlendirilebilir. Ancak artırım otomatik değildir. Somut değişikliğin dosyada ortaya konulması gerekir.
Enflasyon Nafakayı Otomatik Artırır mı?
Hayır. Enflasyon ve yaşam maliyetindeki artış önemli ekonomik göstergelerdir ancak bütün nafaka dosyaları için tek başına otomatik bir artış oranı oluşturmaz. Mahkeme;
- mevcut nafaka miktarını,
- önceki karar tarihini,
- tarafların gelirlerini,
- gerçek giderleri,
- çocuğun ihtiyaçlarını,
- ekonomik koşulları
birlikte değerlendirebilir. Dolayısıyla; “Enflasyon yüzde X ise nafaka da mutlaka yüzde X artar.” şeklinde bir kural yoktur.
Gelecek Yıllar İçin Nafaka Artış Oranı Belirlenebilir mi?
TMK m.176 kapsamında hâkim, istem hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. Bu nedenle nafakanın ilerleyen yıllardaki artışına ilişkin hüküm kurulması gündeme gelebilir. Ancak mevcut mahkeme kararındaki hükmün içeriği ayrıca incelenmelidir.
Nafaka Azaltma, Kaldırma ve Yeniden Evlenme
Nafaka Azaltma Davası Açılabilir mi?
Evet. Nafaka yükümlüsünün ekonomik koşullarının önemli ölçüde kötüleşmesi veya nafaka alacaklısının durumunun değişmesi halinde nafakanın azaltılması talep edilebilir. Örneğin somut dosyaya göre;
- gelirde önemli düşüş,
- çalışma koşullarında değişiklik,
- ekonomik gücün azalması,
- nafaka alacaklısının ekonomik durumunun belirgin biçimde iyileşmesi
değerlendirilebilir. Ancak yalnızca nafaka yükümlüsünün; “Artık bu miktarı ödemek istemiyorum.” demesi azaltma için yeterli değildir. Değişikliğin somut ve ispatlanabilir olması gerekir.
Yoksulluk Nafakası Ne Zaman Kaldırılır?
TMK m.176 uyarınca irat biçimindeki maddi tazminat veya nafaka bazı durumlarda kendiliğinden sona erebilir veya mahkeme kararıyla kaldırılabilir. Özellikle yoksulluk nafakası bakımından;
- nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi,
- taraflardan birinin ölümü,
- evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşama,
- yoksulluğun ortadan kalkması,
- haysiyetsiz hayat sürme
gibi durumların hukuki sonuçları kanunda düzenlenmiştir. Ancak hangi sona erme sebebinin otomatik sonuç doğurduğu, hangisinin mahkeme kararı gerektirdiği ayrıştırılmalıdır.
Nafaka Alan Kişi Yeniden Evlenirse Ne Olur?
Yoksulluk nafakasının alacaklı tarafın yeniden evlenmesi hâlindeki hukuki durumu TMK m.176 kapsamında değerlendirilir. Ancak iştirak nafakası bundan farklıdır. Çünkü iştirak nafakası çocuğun giderleriyle ilgilidir. Bu nedenle; “Nafaka alan kişi evlendi, bütün nafakalar otomatik biter.” şeklindeki ifade doğru değildir. Öncelikle hangi nafaka türünden söz edildiği belirlenmelidir.
Çocuğun 18 Yaşına Girmesi İştirak Nafakasını Nasıl Etkiler?
İştirak nafakası çocuğun erginliğine kadar devam eden çocuk nafakası niteliğindedir. Ancak eğitimine devam eden ergin çocuk bakımından TMK m.328 ve devamındaki düzenlemeler çerçevesinde anne ve babanın bakım yükümlülüğünün devam edip etmeyeceği ayrıca değerlendirilebilir. Bu nedenle; “Çocuk 18 yaşına geldiği anda hiçbir şartta nafaka talep edemez.” şeklinde genel bir sonuç çıkarılmamalıdır. Ergin çocuğun hukuki durumu ve devam eden eğitim koşulları ayrıca incelenmelidir.
Nafaka Davasında Süreç ve Gerekli Belgeler
Nafaka Davasında Hangi Belgeler Önemlidir?
Dosyanın türüne göre özellikle;
- önceki nafaka veya boşanma kararı,
- gerekçeli karar,
- maaş bordroları,
- SGK kayıtları,
- banka hareketleri,
- kira sözleşmeleri,
- faturalar,
- okul ücretleri,
- servis giderleri,
- kurs ve eğitim giderleri,
- sağlık giderleri,
- ilaç ve tedavi belgeleri,
- çocuğun bakım giderleri,
- gelir ve malvarlığına ilişkin belgeler
önem taşıyabilir. Nafaka artırım veya azaltma davasında özellikle önceki kararın verildiği tarihteki koşullarla güncel durum arasındaki değişikliğin belgelenmesi önemlidir.
Nafaka Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?
Nafaka uyuşmazlığının türüne göre görev ve yetki değerlendirilmelidir. Aile hukukundan kaynaklanan nafaka uyuşmazlıklarında görevli mahkeme kural olarak aile mahkemesidir; aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde belirlenen asliye hukuk mahkemeleri aile mahkemesi sıfatıyla görev yapabilir. Yetki ise talebin türüne ve somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle yalnızca; “Antalya’da yaşıyorum, mutlaka Antalya’da dava açarım.” şeklinde bir sonuç çıkarılmamalıdır.
Antalya Nafaka Davası Nasıl İlerler?
Genel olarak dosyanın niteliğine göre süreç;
- Nafaka türünün belirlenmesi,
- Mevcut kararların incelenmesi,
- Tarafların ekonomik ve sosyal durumunun tespiti,
- Çocuk varsa güncel ihtiyaçlarının belirlenmesi,
- Talep edilen nafaka veya değişiklik gerekçesinin oluşturulması,
- Dava dilekçesinin hazırlanması,
- Delillerin sunulması ve ilgili kayıtların getirtilmesi,
- Ekonomik ve sosyal durum araştırması,
- Gerektiğinde diğer incelemeler,
- Mahkeme kararı
şeklinde ilerleyebilir. Her dosyada aynı delillerin toplanması veya aynı sürecin yaşanması zorunlu değildir.
Nafaka Artırım Davası Ne Kadar Sürer?
Kesin süre vermek mümkün değildir. Süreyi;
- mahkemenin iş yükü,
- tarafların tebligat durumu,
- ekonomik ve sosyal durum araştırması,
- gelir kayıtlarının getirtilmesi,
- deliller,
- uyuşmazlığın kapsamı
etkileyebilir. Bu nedenle; “Nafaka artırımı kesin iki ayda sonuçlanır.” gibi bir vaat sağlıklı değildir.
Nafaka Artışı Geçmişe Dönük İstenebilir mi?
Artırım kararının hangi tarihten itibaren sonuç doğuracağı, talebin niteliği ve somut davanın usulî durumu üzerinden değerlendirilmelidir. Bu nedenle önceki nafaka kararı, yeni dava tarihi ve talep sonucu birlikte incelenmeden bütün dosyalar için aynı cevap verilmemelidir.
Nafaka Ödenmiyorsa Ne Yapılabilir?
Mahkeme kararına veya icra edilebilir başka bir hukuki dayanağa rağmen nafakanın ödenmemesi halinde icra yolları gündeme gelebilir. Burada iki farklı mesele birbirine karıştırılmamalıdır:
- Nafakanın miktarı yetersiz → artırım davası
- Mevcut nafaka ödenmiyor → tahsil/icra süreci
Bunlar farklı hukuki mekanizmalardır. Ödenmeyen nafaka bakımından;
- mahkeme kararı,
- ödeme tarihleri,
- yapılmış ödemeler,
- eksik ödemeler,
- varsa mevcut icra dosyası
incelenmelidir.
Antalya’da Nafaka Dosyaları ve Yapılan Hatalar
Antalya Nafaka Dosyalarında Neleri Kontrol Ediyorum?
Bir nafaka uyuşmazlığını değerlendirirken özellikle;
- nafakanın türünü,
- boşanma veya velayet dosyasının durumunu,
- mevcut mahkeme kararını,
- karar tarihini,
- tarafların gelirlerini,
- düzenli ve ek gelirleri,
- taşınmaz ve araç varlığını,
- kira ve barınma giderlerini,
- çocuk varsa yaşını ve eğitim durumunu,
- okul ve servis giderlerini,
- sağlık giderlerini,
- önceki karar tarihinden sonra meydana gelen değişiklikleri,
- nafaka yükümlüsünün ödeme gücünü,
- nafaka alacaklısının güncel ihtiyaçlarını,
- varsa kusur değerlendirmesini,
- nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması için şart bulunup bulunmadığını
birlikte inceliyorum.
Nafaka dosyasında yalnızca; “Karşı taraf çok kazanıyor.” veya “Bu para artık yetmiyor.” demek çoğu zaman yeterli değildir. Hangi ekonomik koşulun ne kadar değiştiğinin ve bunun nafaka üzerindeki hukuki etkisinin somutlaştırılması gerekir.
Nafaka Davalarında Sık Yapılan Hatalar
Uygulamada özellikle;
- tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakasının birbirine karıştırılması,
- bütün nafaka türlerinde aynı kusur kurallarının uygulanacağının düşünülmesi,
- yalnızca maaş bordrosuna bakılması,
- çocuğun giderlerinin belgelenmemesi,
- nafaka artırımı için yalnızca enflasyon oranına dayanılması,
- önceki karar tarihindeki ekonomik koşulların araştırılmaması,
- katlanılan giderlerin somutlaştırılmaması,
- nafaka azaltma veya kaldırma sebeplerinin birbirine karıştırılması,
- iştirak nafakasının velayet sahibi ebeveynin şahsi geliri gibi değerlendirilmesi,
- nafaka artırım davası ile ödenmeyen nafakanın icra yoluyla tahsilinin birbirine karıştırılması
dosyanın doğru kurulmasını zorlaştırabilir.
Antalya'da nafaka artırımı, nafakanın azaltılması, yoksulluk veya iştirak nafakası talepleriniz bulunuyorsa; mevcut mahkeme kararı, gelir belgeleri ve güncel ekonomik koşullar üzerinden hukuki değerlendirme için iletişime geçebilirsiniz.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME İÇİN ARAYIN: +90 543 620 68 36Antalya Nafaka Davalarında Hukuki Destek
Antalya’da nafaka uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki destek;
- doğru nafaka türünün belirlenmesini,
- mevcut boşanma ve nafaka kararlarının incelenmesini,
- ekonomik ve sosyal durumun değerlendirilmesini,
- çocuk giderlerinin tespitini,
- tedbir nafakası taleplerini,
- iştirak nafakası taleplerini,
- yoksulluk nafakası taleplerini,
- nafaka artırım davalarını,
- nafaka azaltma taleplerini,
- nafakanın kaldırılmasına ilişkin uyuşmazlıkları,
- delillerin hazırlanmasını,
- dava ve yargılama sürecinin takibini
kapsayabilir.
Amaç yalnızca bir nafaka rakamı talep etmek değil; nafakanın türünü, hukuki şartlarını ve miktarı etkileyen gerçek ekonomik verileri doğru şekilde ortaya koymaktır.

Avukat Cennet Kesici Çetinbaş
Antalya Barosu
Muratpaşa, Antalya
Sık Sorulan Sorular (SSS)
Tedbir nafakası nedir?
Boşanma veya ayrılık davası devam ederken eşin veya çocukların ekonomik korunmasına yönelik geçici nitelikte nafakadır.
Yoksulluk nafakası kim alabilir?
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru diğer eşten daha ağır olmayan taraf, diğer kanuni şartların da bulunması halinde yoksulluk nafakası talep edebilir.
Çalışan eş yoksulluk nafakası alabilir mi?
Çalışıyor olmak tek başına nafaka talebini otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Gelir, zorunlu giderler ve ekonomik koşullar birlikte değerlendirilir.
İştirak nafakası nedir?
Velayeti kendisine bırakılmayan ebeveynin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine mali gücü oranında katılmasını sağlayan nafakadır.
Nafaka miktarı nasıl belirlenir?
Nafaka türü, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, ihtiyaçlar, ödeme gücü ve çocuk varsa çocuğun giderleri birlikte değerlendirilir.
Maaşın belirli bir yüzdesi kadar nafaka verilmesi zorunlu mudur?
Hayır. Bütün nafaka dosyalarına uygulanan sabit bir yüzde bulunmamaktadır.
Nafaka artırılabilir mi?
Ekonomik ve sosyal koşulların veya ihtiyaçların değişmesi halinde kanuni şartları varsa nafakanın artırılması talep edilebilir.
Enflasyon nafakayı otomatik artırır mı?
Hayır. Enflasyon dikkate alınabilir ancak artırım somut ekonomik ve sosyal koşullarla birlikte değerlendirilir.
Nafaka azaltılabilir mi?
Koşullarda önemli değişiklik meydana gelmişse nafakanın azaltılması talep edilebilir.
Yoksulluk nafakası kaldırılabilir mi?
TMK m.176'da düzenlenen koşulların oluşması halinde nafakanın sona ermesi veya kaldırılması gündeme gelebilir.
Nafaka alan eş yeniden evlenirse ne olur?
Yoksulluk nafakasının yeniden evlenme halinde hukuki durumu TMK m.176 kapsamında değerlendirilir. Çocuk için iştirak nafakası ise ayrı bir hukuki kurumdur.
Çocuk 18 yaşına geldiğinde nafaka otomatik biter mi?
İştirak nafakasının hukuki niteliği değişir; ancak eğitimi devam eden ergin çocuk bakımından TMK m.328 ve devamındaki bakım yükümlülüğü ayrıca değerlendirilebilir.
Nafaka ödenmiyorsa ne yapılabilir?
İcra edilebilir bir nafaka kararına rağmen ödeme yapılmıyorsa koşulları oluştuğunda icra yollarına başvurulabilir.
Antalya’da nafaka davası açılabilir mi?
Görev ve yetki kurallarının Antalya bakımından oluşması halinde nafaka uyuşmazlığı Antalya’daki görevli mahkemede görülebilir.
Nafaka davasında avukat zorunlu mudur?
Genel olarak avukatla temsil zorunlu değildir; ancak nafaka türünün, kusur durumunun, ekonomik verilerin ve taleplerin doğru hukuki temele oturtulması önemlidir.
Resmî Kaynaklar ve Hukuki Dayanaklar
- 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu: Özellikle; boşanma veya ayrılık davasında geçici önlemler (TMK m.169), yoksulluk nafakası (TMK m.175), tazminat ve nafakanın ödeme biçimi, değiştirilmesi ve sona ermesi (TMK m.176), velayet ve iştirak nafakası (TMK m.182), çocuğa bakma yükümlülüğünün süresi (TMK m.328), çocuk nafakasının miktarının belirlenmesi (TMK m.330) ve durumun değişmesi halinde nafakanın yeniden belirlenmesi veya kaldırılması (TMK m.331) olmak üzere nafaka uyuşmazlıklarındaki temel düzenlemeleri içerir.
- Yargıtay Karar Arama Sistemi: Yargıtay’ın aile hukuku iş bölümünde de boşanma ve buna bağlı nafaka uyuşmazlıkları aile hukuku kapsamında değerlendirilmektedir. İlgili emsal kararlara buradan ulaşılabilir.
Önemli Hukuki Not: Bu sayfadaki bilgiler genel hukuki bilgilendirme amacı taşımaktadır. Nafakanın türü, miktarı, artırılması, azaltılması veya kaldırılması; tarafların ekonomik ve sosyal durumuna, kusur değerlendirmesine, çocuğun ihtiyaçlarına, mevcut mahkeme kararına, önceki karar tarihinden sonra değişen koşullara ve dosyadaki delillere göre farklı sonuç doğurabilir. Bu nedenle yalnızca internetteki örnek nafaka miktarları veya genel artış oranları üzerinden somut bir dosya hakkında kesin sonuç çıkarmak doğru değildir.
